Öksürük şuruplarının yan etkileri olduğunu söyleyen Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Teoman Akçay evde hazırlanacak doğal şurup tarifi veriyor: "3-4 tutam ıhlamur, birkaç dilim limon, 1 çay kaşığı rendelenmiş zencefil, süzme çiçek balı ve 3 su bardağı sıcak su. Demliğe ıhlamur yapraklarını koyun. Limon dilimlerini ekleyin. Üzerine sıcak suyu dökün. Rendelenmiş taze zencefili de ekleyip, karıştırın. 5 dakika demlendirip 1 çay kaşığı bal ilave ederek çocuğa içirin.
Meb Personel Meb Tefbis E Okul PERSONELMEB.NET
20 Nisan 2017 Perşembe
19 Nisan 2017 Çarşamba
Memura izin müjdesi
İş Kanunu'nda işverenin işçiye izin vermesi gereken durumlar belirlenmiş olup, işveren işçisine, evlilik, anne-baba, eş, kardeş ve çocukların ölümü ile eşin doğum yapması halinde ücretli izin vermek zorunda. Ancak bunun dışında annesi veya babası hastalanan ya da çocuğunun başında hastanede beklemek zorunda olan işçiye işverenin izin verme zorunluluğu bulunmuyor.
Devlet memurlarında ise durum farklı...
Memurun refakatçi iznini kullanabilmesi için ise sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekiyor. Diğer yandan, refakatçi izni en fazla 3 ay için alınabiliyor ancak gerekirse bu süre 3 ay daha uzatılabiliyor. Raporu uzaması için yeniden sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Bu sebeple, bir memur 6 ay süreyle refakatçi izni kullanabilir. Refakatçi izni kullanan memur 3 ay süreyle maaşını almaya devam ediyor, özlük hakları da korunuyor. Bu şekilde, refakat izni kullanan memur ne maaş açısından ne de özlük hakları açısından bir kayıp yaşıyor.
DÜĞÜNDE VE ÖLÜMDE DE...
İş Kanunu'na göre işveren evlenen işçisine 3 gün ücretli izin vermek durumunda. Düğün sonrası balayına gidecek işçi bu sürede ücretli izinli sayılır ve 3 günlük ücretini almaya da hak kazanır. Evliliğin yanında, evlat edinmede de 3 gün izin kullanılabilir. Buna ek olarak, işveren işçisine anne-babanın, eşinin, kardeşinin ve çocuğunun ölümü halinde üç gün ücretsiz izin vermek durumunda.
5 GÜN DOĞUM İZNİ
2015 yılında İş Kanunu'na eklenen yeni bir maddeyle işçinin eşinin doğum yapması halinde kendisine 5 gün izin verilmesi yönünde düzenleme hayata geçti. Bu madde sonrası eşi doğum yapan işçiler 5 gün ücretli izin alarak doğum sonrasında eşlerinin yanında olarak, yeni doğmuş yavrularıyla gönüllerince vakit geçirme imkanına kavuştular. Diğer yandan, doğum anında yaşanan sağlık sorunlarıyla baş edilmesi noktasında da bu iznin önemi büyük.
İŞVERENİN İNSİYATİFİNDE
İş Kanunu'nda işçiye refakat izni verileceğine dair bir hüküm yok. Dolayısıyla, annesi, babası, eşi veya çocuğu hastanede yatmakta olan işçiye, işveren kendi inisiyatifiyle izin verebilir. Bunun dışında işçinin refakatçi olması dolayısıyla izinli sayılması gibi bir durum söz konusu değildir. İşveren isterse bu durumdaki işçisine izin verebilir, istemezse vermez. İşveren işçisine ücretsiz izin verebileceği gibi, yıllık izninden de bu süreyi düşebilir. İşçinin refakatçi raporu alması da bu durumu değiştirmez.
İŞÇİLERİN HAKKI YOK
Çalışma hayatında memurla işçi arasında halen özellikle sosyal haklarda pek çok fark bulunuyor. Memurların işçilere göre sosyal haklarında önemli farklılıklar var. Bunlardan biri de, refakatçi izni. İşçilerin refakatçi izni hakları yok. Ancak memurlarda durum farklı. Devlet memurlarında 3 aya kadar refakatçi izni hakkı var.
MAAŞ HAKKI SÜRÜYOR
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre 'memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hallerinde, bu hallerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir' hükmü bulunuyor.
KİMLER İÇİN?
Memurların refakatçi izni kullanabilmeleri için ilk şart, refakat edecekleri kişinin anne, baba, eş, çocuk veya kardeş olmasıdır. Bunun dışındaki kişiler için refakatçi raporu alınsa bile izin kullanılamaz. Diğer yandan, bu kişilerin mutlaka memurun bakmakla yükümlü olduğu kişiler olmasına gerek yoktur. Memurun refakat etmemesi halinde hayatı tehlikeye girecek ise, memurun bakmakla yükümlü olmadığı kardeşine de refakat ederek refakat izni kullanması mümkündür.
Okan Güray Bülbül/Akşam
24 Mart 2017 Cuma
YGS ye geç kalan öğrenciler hakkında flaş gelişme
Uzun süredir gündemi meşgul eden YGS sınavına geç kalan öğrencilerin durumu hakkında Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç açıklamalarda bulundu. YGS'de 15 dakika kuralında sonunda devlet devreye girdi. Daha Önce de kamuoyunda tartışamaara neden olan ve bir çok öğrencinin mağdur olduğu sınava 15 dakika değil de 14 dakika erken geldi diye bir adayı sınava almamak, geleceğini karartmak Anayasanın 142.nci maddesinini ihalili kapsamında girmekteydi. Devlet mağdur öğrencilerin haklarını yeniden değerlendirme kararı aldı Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) geç kaldıkları için giremeyen öğrencilerden kuruma şikayet geldiğini belirterek, "Hukuk çerçevesinde bunları değerlendireceğiz. 'Sınav saatinden 14 dakika erken geleni almıyorum' demekle anayasanın 42. maddesini ihlal etmiş olursun. Yazık günah değil mi?" dedi. Müjdeli Haberi MALKOÇ Verdi Malkoç, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) geç kaldıkları için giremeyen öğrencilerden kuruma şikayet geldiğini belirterek, şunları kaydetti: "Verilen bu yetkiyi ölçülü kullanacaksın. Bir dakika geç kaldım diye, benim bir yılımı elimden alamazsın. Almaman gerekir. Efendim diğer öğrencilerin konsantresi bozuluyormuş. Geçmişte de bu oluyordu. Kaç tane şikayet geldi size. Veya bunun kaçı basına yansıdı. Ona göre düzenleme yap. Sınavdan 14 dakika önce geliyorum yanına, sen diyorsun ki ben seni sınava almıyorum. Kanaatimce böyle bir hak olmaması gerekir. Kuruma da müracaatlar var. Hukuk çerçevesinde bunları değerlendireceğiz. 'Sınav saatinden 14 dakika erken geleni almıyorum' demekle anayasanın 42. maddesini ihlal etmiş olursun. Yazık günah değil mi?"dedi kaynak:ajanskamu
16 Mart 2017 Perşembe
Bakan Soylu'dan Avrupa'ya: Aklınız şaşar
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İstediklerini kendi distribütörlerine yaptıramadılar. Şimdi esas oğlanlar deveye girerek, yaptırmaya çalışmaktadır. Hollanda, Almanya, biz bunu anlamıyor muyuz? Seçimi biz orada mı yapıyoruz, onların anayasası mı değişecek. Bu bizim iç meselemiz size ne? Çok arzu ediyorsanız, bir Geri Gönderme Anlaşmamız var, isterseniz size göndermediğimiz her ay 15 bin mültecinin önünü açalım da aklınız bir şaşırsın" dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, KARDER (Karadenizliler Derneği) Salon Toplantısı'na katıldı. Keçiören Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya Soylu'nun yanı sıra Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ve çok sayıda Keçiörenli katıldı. 16 Nisan referandumundan, Avrupa ülkelerinin Türk makamlarına karşı takındığı tavırlara kadar pek çok konuya değinen Soylu, önemli açıklamalarda bulundu.
"ESKİ MECLİS BAŞKANLARININ ÇIKARDIĞI DEKLARASYONUN ADI UTANMAZLIKTIR"
Eski TBMM başkanları tarafından anayasa değişikliğine ilişkin çıkarılan mutabakat metni hakkında koşan Soylu, "Son 40, 50 yıldır 1961 ve 1982 anayasalarıyla pranga altına aldıkları Türkiye'yi, bunu anlayan ve düzeltmek isteyen herkesi itibarsızlaştırmak, kendi güçlerini ortaya koymak için ortaya koymadıkları oyun kalmadı. Parlamento güçlüymüş, hangi parlamento güçlü? Bir gece Doğru Yol Partisi'nden 25 kişinin transfer edildiği parlamento mu güçlü, Adalet Partisi'nden Cumhuriyet Halk Partisi'ne 12 milletvekilinin transfer edildiği parlamento mu güçlü, birden önüne 367 safsatası çıkarılan ve bunun üzerine cumhurbaşkanını seçemeyen parlamento mu güçlü? Eski Meclis başkanları deklarasyon yayımlamışlar, utanmazlıktır bunun adı. Yürüttüğünüz Meclisin itibarını koruyamadınız, darbecilere teslim ettiniz, bugün Meclis zayıflıyor diye bir iddiayı ortaya koyuyorsunuz, yazıklar olsun" şeklinde konuştu.
"AVRUPA'YA HER AY 15 BİN MÜLTECİYİ GÖNDERELİM DE AKILLARI ŞAŞIRSIN"
17, 25 Aralık operasyonlarından, 15 Temmuz darbe girişimine kadar pek çok olayın Türkiye'nin geleceğe güçlü ulaşmasını istemeyen çevrelerce gerçekleştirildiğine işaret eden Soylu, "Bu oyun Türkiye'yi geleceğe güçlü taşımama oyunudur. Kendi kararını kendi iradesini ortaya koydurmama oyunudur. Kendi distribütörlerine yaptıramadıklarını, Gezi'yle, 17, 25 Aralık'la, 6, 7 Ekim olaylarıyla, 15 Temmuz'la yaptıramadıklarını şimdi esas oğlanlar deveye girerek yaptırmaya çalışmaktadır. Hollanda, Almanya anlamıyor muyuz? Seçimi biz orada mı yapıyoruz, onların anayasası mı değişecek. Bu bizim iç meselemiz size ne, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne mi aldınız, terörle mücadeleye katkıda mı bulundunuz? Çok arzu ediyorsanız bir Geri Gönderme Anlaşmamız var, isterseniz size göndermediğimiz her ay 15 bin mültecinin önünü açalım da aklınız bir şaşırsın" ifadelerini kullandı.
13 Mart 2017 Pazartesi
Evlendirme programları tamamen kaldırılıyor!
Büyük tartışmalara konu olan evlenme programlarının kaldırılması için köklü çözüm bulundu.
PROGRAMLAR TAMAMEN KALDIRILACAK
RTÜK'e şikayet yağmuru yağdığı, reyting için türlü numaraların çevrildiği evlilik programları için köklü çözüm bulundu. Büyük skandalları yaşandı evlilik programları tamamen kaldırılacak.
KHK HAZIRLIKLARI BAŞLADI
Milliyet gazetesi magazin yazarı Ali Eyüboğlu, tartışılan evlilik programları için bomba bir kulis bilgiyi köşesinde paylaştı. Eyüboğlu'nun aktardığına göre izdivaç programlarının yasaklanması için kanun hükmünde kararname (KHK) hazırlıkları başlandığını ifade etti.
NE ZAMAN ÇIKACAK?
Komisyon çalışmasını bitirip, rapor yazacak. Sonra konu Meclis'e gelecek.
RTÜK Yasası'nda yapılacak değişiklik kabul edilecek. Kanun, Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Yeni yayın dönemi ile birlikte tüm evlilik programlarının yayın hayatlarına son verilecek.
12 Mart 2017 Pazar
Bartın ilimizde gerçekleştirilen Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi
Bartın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ambulans kazalarını azaltmak, çalışanlar ve hastaların güvenliğini artırmak amacıyla Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi (ASTE) düzenlendi.
7 eğitimci tarafından 1 gün teorik 3 gün pratik olmak üzere 3 gurupta 45 Acil sağlık hizmetleri çalışanlarına toplam dörder gün ASTE eğitimi verilmiştir. Eğitim sırasında sürücüler, zorlu parkurlarda test sürüşü gerçekleştirdi. Hastayı en zor koşullarda bile en hızlı şekilde sağlık kuruluşa ulaştırmak amacıyla gerçekleştirilen eğitimindeki bazı akrobatik hareketler yürekleri ağza getirdi.
Bartın İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun KOÇ, yapılan eğitimin önemine vurgu yaparak "Buradaki amacımız hasta ve çalışan güvenliği açısından ambulansın trafikteki seyrini daha güvenli hale getirebilmek için personelimizi bilinçlendirmektir. Eğitim kapsamında teorik olarak araç mekaniği, araç bakımı ve temizliği, sürüş hazırlıkları, araç güvenlik sistemleri, ambulanslarda hız problemleri, araç kontrolü, geçiş üstünlüğü, virajlar, solama kuralları, trafikteki özel durumlar, ambulanslarda siren kullanımı, ambulans kazaları verilirken, diğer 3 günde ise uygulamalı olarak dokuma egzersizi, t-sokak, günlük bakım, paralel park, şerit değiştirme, akü takviye, panik fren, kontrollü fren, stepne değiştirme, kaçamak manevra, ileri slalom, kar zinciri konularında eğitim verildi. " dedi ve “ Kursa katılan eğitmen ve kursiyerlere teşekkür etti”.
"İlk kez ambulans kullandım"
İlk kez ambulans kullandığını ifade eden sağlık personeli, Rukiye ÇAĞLAYAN "Bizim burada aldığımız eğitimin amacı kendimizi profesyonel şekilde geliştirerek halkımıza verdiğimiz hizmetin kalitesi arttırmaktır. Eğitimin bize kazandırdığı donanım sayesinde hedefim önce ekibimin ve hastamızın güvenliği daha sonra ise tüm Bartın’ın can güvenliğidir. Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında hasta taşıyoruz. Tabi biz de zaman zaman adrenalin yaşıyoruz. Ben 10 yıldır 112’de çalışıyorum ve asli görevim acil yardım olduğundan şuana kadar hiç ambulans kullanmadım. Bu eğitime katılmaktaki amacım gerektiğinde profesyonel şekilde ambulans kullanabilmektir." ifadelerini kullandı.
Eğitimgalerisiiçin internet erişimine tıklayınız
Bartın ilimizde gerçekleştirilen Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi
Bartın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ambulans kazalarını azaltmak, çalışanlar ve hastaların güvenliğini artırmak amacıyla Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi (ASTE) düzenlendi.
7 eğitimci tarafından 1 gün teorik 3 gün pratik olmak üzere 3 gurupta 45 Acil sağlık hizmetleri çalışanlarına toplam dörder gün ASTE eğitimi verilmiştir. Eğitim sırasında sürücüler, zorlu parkurlarda test sürüşü gerçekleştirdi. Hastayı en zor koşullarda bile en hızlı şekilde sağlık kuruluşa ulaştırmak amacıyla gerçekleştirilen eğitimindeki bazı akrobatik hareketler yürekleri ağza getirdi.
Bartın İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun KOÇ, yapılan eğitimin önemine vurgu yaparak "Buradaki amacımız hasta ve çalışan güvenliği açısından ambulansın trafikteki seyrini daha güvenli hale getirebilmek için personelimizi bilinçlendirmektir. Eğitim kapsamında teorik olarak araç mekaniği, araç bakımı ve temizliği, sürüş hazırlıkları, araç güvenlik sistemleri, ambulanslarda hız problemleri, araç kontrolü, geçiş üstünlüğü, virajlar, solama kuralları, trafikteki özel durumlar, ambulanslarda siren kullanımı, ambulans kazaları verilirken, diğer 3 günde ise uygulamalı olarak dokuma egzersizi, t-sokak, günlük bakım, paralel park, şerit değiştirme, akü takviye, panik fren, kontrollü fren, stepne değiştirme, kaçamak manevra, ileri slalom, kar zinciri konularında eğitim verildi. " dedi ve “ Kursa katılan eğitmen ve kursiyerlere teşekkür etti”.
"İlk kez ambulans kullandım"
İlk kez ambulans kullandığını ifade eden sağlık personeli, Rukiye ÇAĞLAYAN "Bizim burada aldığımız eğitimin amacı kendimizi profesyonel şekilde geliştirerek halkımıza verdiğimiz hizmetin kalitesi arttırmaktır. Eğitimin bize kazandırdığı donanım sayesinde hedefim önce ekibimin ve hastamızın güvenliği daha sonra ise tüm Bartın’ın can güvenliğidir. Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında hasta taşıyoruz. Tabi biz de zaman zaman adrenalin yaşıyoruz. Ben 10 yıldır 112’de çalışıyorum ve asli görevim acil yardım olduğundan şuana kadar hiç ambulans kullanmadım. Bu eğitime katılmaktaki amacım gerektiğinde profesyonel şekilde ambulans kullanabilmektir." ifadelerini kullandı.
Eğitimgalerisiiçin internet erişimine tıklayınız